Avrupa, Trump’a Karşı Misilleme Stratejileri Geliştiriyor

Avrupa, Berlin’den Washington’a yönelik potansiyel misillemeler için hazırlık yapıyor. Alman hükümeti, Donald Trump’ın geleneksel müttefikleri kendi politikalarına çekme çabalarına karşı gerekli tedbirleri almakta kararlı. Konuyla ilgili güvenilir kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Berlin, ABD’nin tedarik zincirindeki zayıf noktaları belirleyerek, Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle birlikte stratejik baskı noktalarını oluşturma çalışmalarına başladı. Bu hazırlık sürecinin amacı, Beyaz Saray ile yaşanabilecek olası bir krizde Avrupa’nın elindeki güçleri etkili bir şekilde kullanabilmesi için üye ülkeler arasında uzlaşı sağlamaktır. Uzmanlar, Avrupa’nın “şantaj taktiklerinin etkisiz olduğunu” kanıtlaması halinde, Washington’daki Trump yanlısı güçlerin zayıflayabileceğini öngörüyor.

TEKNOLOJİ SEKTÖRÜ VE YAPAY ZEKA ÜZERİNDEKİ TARİFE POLİTİKALARI Berlin’deki yetkililer, Beyaz Saray ile yakın ilişkileri bulunan büyük Amerikan teknoloji firmalarını hedef alabilecek stratejiler üzerinde çalışıyor. Hazırlanan planlarda öne çıkan başlıklar şunlardır: Yapay Zeka Yatırımları: ABD borsalarını zirveye taşıyan yapay zeka patlaması, Avrupa’nın endüstriyel girdilere olan bağımlılığı üzerinden bir koz olarak değerlendiriliyor. İlaç Fiyatları: ABD’de seçmenlerin en çok endişe duyduğu konulardan biri olan ilaç fiyatları, Avrupa’dan gelen ham maddeler üzerinden artırılarak bir seçenek olarak gündeme gelebilir. Dijital Düzenlemeler: Alphabet (Google), Amazon ve Meta (Facebook) gibi devlere yönelik yeni vergiler, ağır para cezaları veya operasyonel kısıtlamalar gündeme getiriliyor.

MERZ: “BAŞIMLILIKLAR KARŞILIKLI” Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, geçtiğimiz hafta parlamentoda yaptığı konuşmada Avrupa’nın küreselleşme döneminden kaynaklanan bağımlılıkların yalnızca kendi aleyhine olmadığını anlaması gerektiğini vurguladı. Merz, “Çıkarlarımızı ve bunları koruma stratejilerimizi belirliyoruz. Diğer ülkeler kritik malzemeler için AB’ye güveniyor ve bu durumu avantaja çevirmeliyiz” şeklinde ifadeler kullandı.

AVRUPA’NIN KULLANABİLECEĞİ STRATEJİK KOZLAR Berlin ve Brüksel arasındaki görüşmelerde, ABD’nin Avrupa’ya olan bağımlılığı beş temel başlıkta toplandı:
1. Tek Pazar Gücü: 450 milyonluk yüksek refah seviyesine sahip tüketici kitlesi, AB’nin en büyük avantajı. ABD’li şirketlerin pazara erişimlerinin kısıtlanması doğrudan kar marjlarını etkiliyor.
2. Veri Merkezleri ve Altyapı: OpenAI, Microsoft ve Elon Musk’ın yapay zeka girişimleri, veri merkezleri için Avrupalı firmaların ürettiği özel ekipmanlara ihtiyaç duyuyor.
3. Yarı İletken Sektörü: Hollandalı ASML ve Alman tedarikçileri Zeiss ile Trumpf, gelişmiş çip üretimi için kritik olan litografi makinelerinin tek kaynağı konumunda.
4. İlaç ve Kimyasallar: ABD’deki markalı ilaçların aktif bileşenlerinin yaklaşık yarısı Avrupa’dan sağlanıyor. Amerikalıların günlük kullandığı insülinin %90’ı yine Avrupa kökenli.
5. Avrupa Yatırımları: AB, ABD’deki en büyük doğrudan yabancı yatırım kaynağı. Hükümetler, ihracat teşviklerini veya düzenleyici çerçeveleri değiştirerek sermaye akışını Washington’dan uzaklaştırabilir.

RİSKLİ STRATEJİLER: VARLIK SATIŞI VE ASKERİ ÜSLER Berlin’in masasında yer alan bazı stratejiler ise “çift tarafı keskin bıçak” olarak tanımlanıyor. Avrupalı yatırımcıların ellerindeki 10,4 trilyon dolarlık ABD hisse senedi ve 3,4 trilyon dolarlık devlet tahvilinin topluca satışı bir tehdit oluşturmakla birlikte, bu durumun küresel piyasalarda Avrupa’ya da zarar verecek bir domino etkisi yaratmasından endişe ediliyor. Ayrıca, ABD’nin dünya genelinde güç projeksiyonu sağlayan Avrupa’daki askeri üslerin kullanımı da gündeme gelmiş durumda. Ancak, Ukrayna’daki savaş ve Rusya tehdidi devam ederken, bu tür hamlelerin gerçekleşme olasılığı şu an için düşük görülüyor. Sonuç olarak Almanya ve AB, Trump döneminin “öngörülemez” politikaları karşısında hazırlıklı olma çabalarını sürdürüyor.

Author: elif koç