Son yıllarda hayvanlara karşı işlenen suçlar Türkiye’de büyük bir artış gösterdi. 2024 yılında yürürlüğe giren ve halk arasında “Katliam yasası” olarak adlandırılan Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki değişiklikler, pek çok eleştirinin hedefi oldu. 9 Nisan 2026’da yapılan bir açıklamada, bu yasayla birlikte hayvanlara yönelik suçların sayısının 6 bin 838’e ulaştığı bildirildi.
Hayvanları Koruma Kanunu’na yapılan değişiklik, Temmuz 2024’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edildi ve bu karar, toplumda büyük bir hoşnutsuzluğa yol açtı. AKP milletvekillerinin desteklediği bu yasa, muhalefet partileri ve halkın geniş kesimleri tarafından eleştirildi. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, birçok şehirde hayvanlara yönelik işkence ve öldürme vakalarının artması dikkat çekti.
Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, 2025 yılı içerisinde Cumhuriyet başsavcılıklarına ulaşan dosya sayısı 3 bin 16 olarak kayıtlara geçti. Bu dosyalardaki şüpheli sayısı ise 3 bin 778 iken, hayvanlara karşı işlendiği belirtilen suç sayısı 4 bin 225 olarak belirlendi. 2024’ten devredilen dosyalarla birlikte, Cumhuriyet Başsavcılıklarında toplam dosya sayısı 2025 yılının sonunda 4 bin 744’e yükseldi.
Hayvanları Koruma Kanunu’na aykırı davranışlar nedeniyle açılan dosyalar arasında, 2025 yılında 2 bin 878 dosya “Kovuşturmaya yer yok” kararıyla kapatıldı. Sadece 869 dosya için kamu davası açıldı. Bu durum, yasaların hayvanları koruma konusundaki etkinliğine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor ve toplumda hayvan hakları savunucularının kaygılarını artırıyor.
Gün geçtikçe artan bu hukuksuzluklar, hayvanların korunması adına daha güçlü ve etkin yasal düzenlemelerin gerekliliğini ortaya koyuyor. Hayvanların haklarını savunmak için mücadele edenler, yasaların gözden geçirilmesi ve daha sıkı yaptırımlar getirilmesi çağrısında bulunuyor.