ChatGPT artık ünlü yazarların tarzını taklit etmeyi reddediyor

ChatGPT artık ünlü yazarların tarzını taklit etmeyi reddediyor
OpenAI, ChatGPT’nin ünlü yazarların yazım tarzını taklit etmesine yönelik politikasını sessizce güncelledi. Yeni uygulamayla birlikte yapay zeka, özellikle yaşayan yazarların üslubunu birebir kopyalamaya yönelik talepleri reddediyor. Bunun yerine, istenen yazarın eserlerinde öne çıkan tür özelliklerini, atmosferi ve anlatım yaklaşımını temel alan ancak özgün bir metin oluşturmayı tercih ediyor.

Ars Technica’nın yaptığı testler, bu değişikliğin pratikte nasıl uygulandığını ortaya koydu. ChatGPT’den Stephen King tarzında bir hikaye yazması istendiğinde sistem, King’in kendine özgü sesini veya anlatım biçimini doğrudan taklit edemeyeceğini belirtti. Bunun yerine küçük kasaba atmosferi, psikolojik gerilim ve giderek yükselen korku hissi gibi King’in eserlerinde sıkça görülen genel özellikleri taşıyan tamamen yeni bir hikaye sundu.

Yaşayan ve ölmüş yazarlar arasında ayrım yapılıyor

Benzer şekilde, Homeros‘un Odyssey eserinin giriş bölümünün Stephen King tarzında yeniden yazılması talebi de reddedildi. ChatGPT, doğrudan üslup taklidi yapmak yerine King’in anlatımında öne çıkan konuşma dili, yavaş yükselen gerilim ve psikolojik tansiyon gibi unsurları kullanan özgün bir metin oluşturduğunu ifade etti. Buna karşın William Shakespeare ve Christopher Marlowe gibi uzun yıllar önce yaşamış yazarların üsluplarına yönelik taleplerin ise karşılanmaya devam ettiği görüldü.

Yapay zeka analiz şirketi No Latency tarafından yayımlanan son denetim raporu da bu yaklaşımı doğruluyor. Rapora göre ChatGPT, Stephen King ve Amy Tan gibi yaşayan yazarların stilini taklit etmeyi reddederken, Charles Dickens ve Ernest Hemingway gibi eski yazarların üsluplarını taklit edebiliyor.

Aynı rapor, rakip yapay zeka platformlarının farklı politikalar izlediğini de ortaya koyuyor. Google Gemini, belirli yazar isimleriyle yapılan stil isteklerini büyük ölçüde kabul ederken, Claude ve Microsoft Copilot bu tür talepleri yerine getirirken çeşitli uyarılar gösteriyor. Perplexity AI ise yaşayan veya hayatını kaybetmiş ayrımı yapmaksızın belirli yazarların üslubunu taklit etmeyi tamamen reddediyor.

Telif hakkı davaları etkili olmuş olabilir

OpenAI’nin bu değişikliği, şirketin devam eden telif hakkı davalarıyla ilişkilendiriliyor. ABD telif hakkı yasaları doğrudan yazım tarzını korumasa da belirli metin ifadelerini koruma altına alıyor. OpenAI ise olası hukuki riskleri en aza indirmek amacıyla daha temkinli bir politika benimsemiş görünüyor.

Şirket, 2023 yılında George R. R. Martin‘in de aralarında bulunduğu çok sayıda yazar tarafından açılan telif hakkı davalarıyla karşı karşıya kalmıştı. Davalarda, yapay zeka modellerinin korsan e-kitap arşivleriyle eğitildiği ve eserlerin izinsiz kullanıldığı iddia edilmişti. Bu süreç, yapay zeka ve telif hakkı ilişkisine yönelik yasal düzenlemelerin yeniden ele alınmasına zemin hazırladı.

Author: Tolga Çelik